Kasaba – Trevanian

Trevanian özellikle Şibumi kitabı ile duyulmaya başlamış bir yazardır, kitap satış rekorları kırmıştır, bizim de okumaya başlamamız bu kitap sonrasında oldu 🙂 Fakat Şibumi’yi hala okumadan diğer kitaplardan başladık, Katya’nın yazı ve Kasaba henüz bitenler, diğerlerini de okudukça ekleyeceğiz.

Trevanian yaşamı boyunca  hiç ortaya çıkmayarak kendini gizlemiş, bu gizemli karakteri yüzünden öldüğüne de inanmayan bir çok okuyucusu bulunuyor.  Gerçek adı Rodney William Whitaker (1931-2005) olan ABD’li bir yazardır. “Trevanian” takma adıyla bir çok kitap yayınlamıştır. En bilinen kitapları Şibumi, Katya’nın Yazı, İnfazcı, Hesaplaşma, Yirminci Mil’dir.  Kendi adı dışında  “Nicholas Seare” ve “Benat LeCagot” gibi birçok takma isimle de değişik konularda eserler yayımladı.

Trevanian

Katya’nın yazı kitabını çok beğenmiştim, fakat Kasaba belki çevirisi belki de hikaye yüzünden gerçekten zor okunuyordu.

Kitabın orjinal adı “The Main” ve 1976’da yayımlanmış. Kitabın arka kapak yazısı şöyledir;

“Bıçağın cerrah ustalığında kullanıldığı inanılmaz cinayetler… Huzuru kaçan sakin bir kasaba… Olaya el koyan tecrübeli, babacan, kural tanımaz yaşlı bir polis…

Müthiş tasvirleri ve psikolojik analizleriyle Kasaba, tüm sorunlar labirentinin çaresiz çözümsüzlüğünde her yönden bir kayboluştur. Cinayetin değil gizemin, katilin değil söylencenin peşinde bir öyküdür Kasaba. Klasik bir polisiyenin ötesinde anlatımı, kurgu ve diyaloglarıyla başlı başına derinlikli bir edebiyat keyfidir.”

Cinayet “Main” isimli kasabada (Kanada’da) olmaktadır, burası birden çok kültürü barındıran bir bölge ve bu bölgede hakim olan babacan bir polisimiz var, biraz türk filmleri tadında, herkesin sözünü dinlediği, polisliği kendi tarzında yapan ( biraz Behzat Ç. tarzı diyebiliriz 🙂 ), Teğmen Claude LaPointe’nin kendi bölgesinde olan cinayeti çözme hikayesini okuyoruz.

LaPointe’nin hayatı, çevresindekilerin kişilikleri ve yaşamlarını detaylı olarak tasvir ediliyor, psikolojik analizlere giriliyor. Hatta belki cinayetin çözümünden çok bu analizler yer kaplıyor kitapta. Polisiye roman olarak ele alıp, sürekleyici olur diye düşünmemek lazım. Kitabı okurken 1-2 kere ara verdim, acaba bende mi sıkıntı var diye düşünüp, biraz internette araştırdığımda benzer yorumları okudum. Genellikle çevirinin kötü olmasından çok fazla şikayet edilmiş.  Çeviri daha iyi olsaymış sürükleyici olur muydu? Bence kesinlikle!  Yarısından sonra elden bırakılmadan okunup, bitirilecek şekilde konu hızlanıyor.

Trevanian’ı sevmek için bu kitap bir başlangıç kitabı değil, Katya’nın yazı ya da çok meşhur olan Şibumi’yi önerebilirim.

Yazarın kitaplarını satın almak için linkten ulaşabilirsiniz.

Kasaba – Trevanian

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa Dön